17 Mayıs 2010 Pazartesi

ANADOLU DEVRİMİ: ŞAMPİYON BURSASPOR

TÜRK FUTBOLUNDA BURSASPOR DEVRİMİ

Ve şampiyon Bursaspor... Bursaspor tarih yazdı, Bursaspor devrim yaptı. Fenerbahçe'nin Trabzonspor ile Kadıköy'de 1-1 berabere kalmasıyla Beşiktaş 2-1 yenen Bursaspor şampiyon olarak İstanbul'un hegamonyasına son vererek adeta devrim yaptı.


.
"Burası Bursa, taraftar Teksas/rengini sorsan yeşil ve beyaz../ karşı koyamaz kimse kafa tutamaz/Bursa'nın tahtına göz koyulamaz!"..



BUGÜNLERİ DE GÖRDÜK....

Bursa'ya gelirken güzel bir maç izlemek niyetindeydim. Timsahların ikinci olan oyuncularını bağırlarına basacağını görmek güzel olacaktı. Hatta iki kuple alkış fiili olarak ben de patlatacaktım. Anladığınız üzere Bursaspor'un şampiyon olacağını düşünmüyordum. Mucizenin de mucizesi bir şampiyonluk bu. Çok şey yazmak istememe rağmen hem Bursaspor'u hem Fenerbahçe'yi kutlayarak kısa kesiyorum. Şampiyon zaferini, ikinci acısını yaşasın.

9. dakikada Kadıköy'den gelen sahte gol haberi Bursa'yı karıştırdı. Atatürk Stadı'nı bilenler için söylüyorum basın tribünüyle taraftarlar sanki bir aradadır. "Gol mü?" soruları arasında haberin fevkaledenin 'feyk'inde olduğu ortaya çıktı. Bir dönem bizimle idmanlara çıkan NTV Spor'dan Onur Erdem'in kulağına eğildim "Adettendir böyle kandırmaca muhabbetlerinde diğer rakip atar" dedim. Güiza da haksız çıkarmadı beni! Gecenin esprisini yine bir NTV'ci Irmak Kazuk yaptı: "Malaga atmış Real'e, acaba ona mı sevindiler?"

Bursa'da herşey diğer maça endeksli olduğu için futbolcular sürekli "kaç kaç" modundaydı. Bizlerin de modu farklı değildi. Bir pozisyonda Bekir Ozan Has'la göz göze geldiğimi sanıp elimle '1-0' yapacaktım neredeyse!!! Sonra Kadıköy'den taze haber geldi. Beşiktaş'ın cılız atakları bile yürekleri ağızlara getirirken unutulan Timsahların gole ihtiyacı olduğuydu. Bu durumu hatırlayan Batalla oldu. 32'de Beşiktaş defansının hatasından yararlanan Sercan Yıldırım topu içerideki Arjantinli arkadaşına verdi. Batalla takımını yeniden liderliğe taşıdı: 1-0. Devre bitmeye yakın, eski bir Beşiktaşlı neredeyse Ümraniye'den kovalanarak Kartal kariyeri biten Ali Tandoğan sağdan kesti. Sercan'dan önce araya giren İbrahim Toraman kendi kalesini vurdu: 2-0.


İkinci yarının oynanması lüzumsuzdu. Skorbordu Kadıköy'e bağlayıp hep beraber Fenerbahçe- Trabzonspor'u izlesek daha güzel olurdu! Beşiktaşlı futolcular da erkenden eve döner tatile çıkarlardı. 52. dakika için sözümü geri almam gerekebilir. Sercan iki Beşiktaşlı'nın önünden geçirdiği kesme ortasıyla topu Batalla'nın kafasına koydu. Arjantinli uçarak vurdu top dışarı çıktı. Bu dakikadan sonra radyodan diğer maçı dinleyenlerin surat ifadelerine odaklandığımdan maçı izlemedim itiraf ediyorum. 'Eyvah sesiyle sahaya' döndüğümde Necip şık çalımlarla içeri girdi sert ortasını Uğur İnceman tamamladı: 2-1. Bu gol tarihin akışını değiştirmezken futbolumuzun 'Beşinci Büyük'ü oldu.

Şike notu: Devlet bakanları, başkanlar, spor yorumcuları 'Fener kaleci satın alıyor' imalarından (çok sevdikleri tabirle, delikanlı gibi değil üstü kapalı nedense) biraz utanın. Bir deli hatta zır deli çıksa "Toraman maçı satmış. Bursa'nın şampiyonluğu temiz değil" dese ne cevap vereceksiniz? Biraz düşün yakamızdan. Başkalarının onurunu, gururunu kırmayın...

Dedikodu notu: Alize restorantta Sercan Yıldırım'ın babasının yakın bir dostu telefondaki arkadaşına "Sercan'ı n.. alırsınız. Satarlarsa babasını da mahalleden atarız!" diye bir demeç verdi.

Sevmiyorum notu: Şu Kurtlar Vadisi müziğini sevmiyorum. Müziğin bitmesine yakın açık tribünün üstünün karışması tesadüf mü?
Pankart notu: Bursaspor'un 'sosyal güvenlik haftası / 10-16 Mayıs' pankartını anlayamadım. "Üç-dört saatiniz kaldı gidin kutlayın" mı demek istediler acaba? (Bener Onar)

Hiç yorum yok: